Mendil

Kimi zaman duyguları siler götürür, kimi zaman alın terimizi bitirir. İşte bunun adı mendil! Bakıldığın da, tek başına hiçbir anlam ifade etmeyen, bez-kâğıt, renkli-renksiz, kokulu-sade dert ortağınız. Eskiden kadınlar mendillerini…

İşsizistanbul

Kaplumbağa kadar bile mecali olmayan soysuz bir otobüsün tam ortasında sıkış tıkış insan yığınının ortasında kaldım. Çantamdaki belediye gazozunu çıkarıp, yakın akrabası belediye otobüsünün loş ışığı altında içmeye başladım. Hava sabahın…

Şapkalı Bir Adam: Sait Faik Abasıyanık

Bugüne kadar birçok yazarın biyografisini okumuşsunuzdur. Gerek üslup gerekse bağlam bakımından beğendikleriniz olduğu kadar beğenmedikleriniz de olmuştur. Kimi yazılar kendilerini okutmazken bıktırmışta olabilir. Belirli bir kalıp…

Simyacı: Şiirin Uç Beyi

His’ti hissettikleri, hissederek sevmeleri… Tabuları yıkmak için şaha kalktı kelimeleri, harfleri ecel terleri döktü; sükûnetin gecelerinde... İmgeciydi. Çağrışımlarda ve soyutlamalarda yeni söyleyişlerin peşindeydi. Asiydi.…

Güneşin Ayrılığı

Güvercinlerin arasından süzülen güneşin çırpınışları biraz daha har ve güler yüz vermek için kanat çırpıyor. Yalnızlığın ardından yeni doğacak güne merhaba! Merhaba güzel solgun bedenler, merhaba akşamcı güneş! Sarhoşluğunla berduş…

Bedbaht

Göremedim gözlerimin önünde akan gerçekleri, bilemediğim kanıksadığım bedbaht yalnızlığımı. Bir ağacın gölgesinde beklerken sabahları, sonsuzluğun yalancı tatlarını tattım. Yazdığım binlerce canın içinde bana ait olan bir an, bir an yok…

Gölge-deki Hiçlik

Uçuştular. Gölgeler. Birbirinin ardına bakmadan usulca gittiler uzaklara. Bedenleri buradaydı ama içleri yoktu içlerinde. Apayrı bir hülyanın enginliğine kanat çırpmış siluetlerinin yalnızlığı. Görmeyen gözleri bir karanın ardında huzurun…
error: İçerik korunmaktadır !!