Mendil

Kimi zaman duyguları siler götürür, kimi zaman alın terimizi bitirir. İşte bunun adı mendil! Bakıldığın da, tek başına hiçbir anlam ifade etmeyen, bez-kâğıt, renkli-renksiz, kokulu-sade dert ortağınız. Eskiden kadınlar mendillerini düşürürmüş yere, sevdiği yâri onu alıp koklasın günü gelince versin diye. Savaşlarda analar çocuklarına gönderirmiş kanlarını silisin diye, yâri nakış işlermiş kendisini hissetsin diye.

Bir küçük bez parçası! Kimi zaman matemli gözlerden bir damla gözyaşı alan, kimi zaman sevgiliden bir hediye kalan, kokusunu ona bulaştıran. Kimi zaman temizlik için bu bez, kimi zaman ihtiyaç için, kimi zaman bir not iletmek için. Hayatın her anında, her yerinde ve her köşesinde bulunan bir duygular, düşünceler ve ihtiyaçlar senfonisi. Değerini bilmeyiz o önemsiz ama bir o kadar da gizemli maddenin. Aklımıza gelmez hiç, sevgilinin son sözlerinin onda yazdığı. Gelmez hiç aklımıza, ne zaman ağlasak ilk ona sarılırız. Bir tane daha, bir tane daha der ve onu asıl ne kadar çok sevdiğimizi, yaşamımızın bir parçası olduğunu bir tek ona ihtiyaç duyduğumuzda anlarız.

Kimisi renkli bu bez parçalarının, kimisi kokulu, kimisi sırılsıklam sokaklar gibi, ama hepsinde bir hikâye, bir yaşam gizli.


Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


CAPTCHA Image
Reload Image
error: İçerik korunmaktadır !!