Kandırışçı İçgüdüler

Rüzgârın şiddetine kapılıp giden hayatların ıstırap dolu bakışları…

Yağmur damlacıklarının verdiği hayatlarda bulurdun kendini… Gölgelerinde güneşi bulur, ayın şafağında seyre dalardın karanlığın aydınlığında.

Karanlıklar içinde dört duvar arasında bir beden, serzeniş ve karmaşıklıklar içinde savrulan düşünceler… Sönen küllerini, küllendirip havaya iten bir güneş ve volkanların alevleri…

Hesaplaşmalar, sahte yüzler, yalancı sözler… Hepsinin bir muhasebesi, müktesebatı ve kirliliğinin yansıması gözlerinin önünde, haykırıyor düşünceler dindiremiyor, görse de görmüyor gözler, sözler kifayetsiz…

Yanılsayan düşlerin ayrılık senfonisinin kırgın hisleri… Kandırışçı içgüdüler ve yalandan türemiş kelimelerin yadigâr sahibi…


Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


CAPTCHA Image
Reload Image
error: İçerik korunmaktadır !!