Güneşin Ayrılığı

Güvercinlerin arasından süzülen güneşin çırpınışları biraz daha har ve güler yüz vermek için kanat çırpıyor. Yalnızlığın ardından yeni doğacak güne merhaba!

Merhaba güzel solgun bedenler, merhaba akşamcı güneş! Sarhoşluğunla berduş ettin, yalanlarınla avuntularım oldun sessiz masallarda…

Gözlerimin önünde dalgalandığın ilk günü hatırlıyorum. Rüzgârın ahenkli müzikalinin ortasına deprem gibi düşmüştün gökteki kuyulardan.

Kölelerinin arasında bir ben sana baş kaldıran. Sahte gülücüklerinle, yapmacık oyunlarınla güneşin gülen gözlerinin sahtekârlıklarla dolu yollarını biliyorum ve ilerliyorum ayın karanlık yüzünde sabahın ilk ışıklarının karanlığında hissediyorum matemini. Hüznün şarabını yudumluyorum dudaklarımda. Süzülen hıçkırıklarımla gidiyorum.

Elveda!

Elveda güneş bedbaht gülen gözlerini uzak tut üzerimden, şimşeklerini çek sıska vücudumdan. Elin eteğin kalmasın bedenimde, yakarsın gece feryat etsin deniz. Ağlasın hiç durmadan senden gelecek olan her bir sevinç!

Unuttuklarını unutmadım. Yaptıkların ve buldukların…

Gördüğün hengâme yaşamın aynasıdır gözlerinde. Sahtekârlıktan uzak yaşsız bir hazan sabahının ayrılık türküsüdür dudaklarımda. Bir masaldır bir cihandır sözlerim, bir sevdadır sana olan düşüncelerim. Layık olmadıkların ve vârolan gerçekler… Gerçeklerin içerisinde saklı olan düşler… Gözlerinin yabani ışıkları ve sessiz kalan yalnızlığın… İste sana en büyük hitap, en büyük ceza! İnadına görmemek ve bilmemek, yanı başından geçen harcanmış yılların harcanmışlıklarını, kendine verdiğin uçsuz bucaksız cezalarla doldur. Ve ardından derin bir kuyuya at! Küflenmiş duygularını da al yanına, beni bana bırak ve sessizliklerde sonsuz ol!


Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


CAPTCHA Image
Reload Image
error: İçerik korunmaktadır !!