Erimek

Erimek…

Birinin gözlerinin içine bakarken erimek… Günden güne eriyip sonunu bekleyen birinin gözlerinin içine baka baka an be an erirken gamzeli yanaklarda tebessümü resmetmek… Ne kadar güzel!

Uzun bir aradan sonra kalemimle kelamıma kaldığım yerden devam ediyorum kurduğum kentte yaşamaya. Mutlu bir çift gözün içindeki yıldızları seyrederek başlıyorum kelimelerime. Eriyen bir bedene ortak olan benliğimi dolunayın gülen yüzüne sarmalayarak başlıyorum. Özlem türkülerinin yeri göğü inlettiği saatlerden selam ederken karanlık sokağa, o sokakta bir başına kalan kaldırım taşlarına başımı yaslayarak dertleşiyorum…

Umut olmak, ümit etmek ve ardından yükselen karanlığa hapsetmek her şeyi… Yakmak delicesine göğsümü acımasızca dağlarken ruhumu düşünceler, silkelemek yorgun bedenimi şehrin katakomplarında diriltmek ve bir çift gözün içindeki gülümsemeye sarılıp, duvar dibinde kendi bedenine kenetlenmek.

Erimek…

Aslında uzak olduğu kadar da yakın olan birine sarılıp geceyi demlemek…

Durkaya İPŞİR
13 Mayıs 2010 – 02.48


Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


CAPTCHA Image
Reload Image
error: İçerik korunmaktadır !!