Kucaklaşma

Önce gölgen girdi içeriye, ardından nur gibi yağan güzelliğin… İçeriye attığın ilk adımınla birlikte, kalp atışlarım, ayaklarınla aynı tonda, aynı ezgiyi çalmaya başladı. Gülüyordun. “Şoray” yüzün gülüyordu. Gamzelerin yeni açmaya…

Korkak Düşlerim

Korkak düşlerimin korkak savaşçısıyım. Gözlerimin önünden geçen zaman treninin ardından bakıyorum. Sözlerim ele veriyor düşlerimi… Yaşlı bir ağacın, yorgun gölgesinde izliyorum insanları ve acıyorum kendime… Benden olup, bana ait olmayan…

Karmaşa

Ben can çekişiyorum. Aklımda hala bazı hesaplaşmalar, karmaşalıklar cereyan eden kaoslar dalgalanıyor. Hesap veriyorum. Titret düşlerimin kırılgan inşaları arasında solgun tenim ve yanmış sinemle bakıyorum; aydınlığın arasında…

Karanlık Gece

Yağmurlu ve soğuk bir günün gecesinin ayazında, karanlık odamın tatsız köşesinde suskunluğumla oturuyorum. Mutsuzum bunu biliyorum. Gökyüzü siyahın tonlarını giydi bu gün, matemin zehirli gözyaşlarını akıttı duraksamadan... Sahte gülücükler…

İnsan-ül Çelişki

Yaşamın en büyük kaynağı “Aşk!” Sevginin sonsuzluğu ancak ve ancak onu korkuttuğun zaman anlaşılıyor. Her gün ne kadar da renkli cıvıl cıvıl, eş dost sohbetleri ile geçiyor. Peki ya, soğuk yatağının üzerinde otururken zihninde canlananları…

İlk Tutuş, İlk Dokunuş

İlk tutuş, ilk dokunuş... Ürkek bakışların altında yatan alev toplarının gün yüzüne çıkmasına ramak kala yaşanan, tarifsizlik şerbetiyle kaynayan duygular... Ellerini tuttuğumda yüreğimdeki ürperişlerin sesi yankılanıyordu; ışık olup…

Can Veriyor Düşlerim

Rüzgâr acı çığlıklarını yükseltse de gökyüzünden üzerime, beynimde asılsız soruların yarattığı fırtınalar kadar zarar vermiyor. Saplandığım bataklıklardan kurtulabilmem için yapacak hiç bir şeyim yok. Kendim istedim böyle olsun ve şimdi…

Hiç

(Bizim Hasan) Yollar aşılıp, dağlar geçildikten sonra, ulu kocaların olduğu, caddenin ortasından geçen derenin coşkun sularının çıkardığı tatlı melodiler içinde huzur saçan sesler içerisinde, ruhunu gökyüzünün sakinliğine bırakan Hasan……

Selim Çavuş

Büyük bir gürültü çöktü yorgunluğun üzerine... Her tarafta ağır bir koku ve kırmızıya boyanmış bedenler, kalanlarda diğerlerine yardım etmeye çalışıyor... Ardından bir büyük patlama daha herkes bir yana dağılmış sanki vücutlar ayrı ayrı…

Ramaktır Gözyaşları

Acının surlarına tutunan yüreğin umutsuz sancılarının sanrılara dönüştüğü an da hissettiği boşluktan düşüşüne şahit olan hassas bir hissiyatının sahibinin uzuvlarına kadar tattığı acı şarabının son kırıntılarından beslenerek idame ettirdiği…
error: İçerik korunmaktadır !!