İnsan-ül Çelişki

Yaşamın en büyük kaynağı “Aşk!” Sevginin sonsuzluğu ancak ve ancak onu korkuttuğun zaman anlaşılıyor. Her gün ne kadar da renkli cıvıl cıvıl, eş dost sohbetleri ile geçiyor. Peki ya, soğuk yatağının üzerinde otururken zihninde canlananları nasıl yorumluyorsun? Kendini mi kandırıyorsun? Yoksa kandırmak mı istiyorsun?

Güneş saklansa bile gökyüzünde, onun varlığını bilip sohbetlerin en koyusu eşliğinde geçirilen günün, gerçeklerle saklı bir gece yarısında, bütün dostlardan ayrı kaldığında dertlerin başlıyor. Dert ettiklerin, kendinle yüzleşmelerin, yapmak istediklerin, bir günün ardından yaşamından kaybedilen tatlı acının son kırıntılarının tadına bakmaların, arzularından vazgeçip yalancı bir dünya içerisine hapsettiğin yorgun bedeninin solgun suratına aynadaki bakışın…

Kazanılandan çok kaybedilenlerin olduğu ve bunların her zaman için telafisi olduğunu hiç söyleyen oldu mu sana?

Menfaat dünyasının kendi zihninde belirttiğin temsili iyilik meleklerinin yanında mutlu musun? Yoksa bilerek kendini mi kandırıyorsun? Öğrenmek istiyorsan acı kahvesi olan dostlarını, hayali bir kavgayı gerçekmiş gibi yansıt ve yardımcı olmalarını iste! Abarta bildiğin kadar abart! Gerçek dostluklar ölümle biter sakın unutma bunu.

Kendini kandırmalarından vazgeçip gözlerini ayın karanlığına dikerek yıldızların mateminin görüntüsünü hisset ve kendinle yüzleş. Tavrın açık ve net olsun. Körelmiş duygularını sakladığın mezardan çıkar ve gerçeklerini ortaya dök. Ve kalan kırıntılarla acı kahveni gözü kapalı yıldızların ardında yudumla.

En yakın dostunun bile sana karşı bir sınırı vardır bunu sakın unutma. En iyi arkadaşın dâhil, üç dal sigarayı üst üste vermez. Verirse ki eğer, mutlaka sesli sessiz bir şeyler mırıldanacak ve aradaki mesafenin açılmasında önemli rol üstlenecektir. Çıkar dünyasında üç dal sigaranın bile belirli bir sınırı vardır. Hiçbir ‘dost’ saklı yüzünü göstermediği gibi, gözlerimizdeki yansıması da aldatıcıdır.

Aynı anda birçok oyunu sahneleyen insanoğlu;  yer, mekân ve zaman üçleminde kendine en uygun motifleri seçerek kurguladığı oyununa başlar ve kayıp zamanın içerisin de kendisine zemin hazırlar. Hazırladığı zeminin sağlamlığından kendisinin de haberdar olmadığı için ya bu kasvetli oyunda seni baltalar ya da rolleri paylaşıp kuyunu kazar.

Show More

Related Articles

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik korunmaktadır !!
Close