Boşluktaki Külleri Ağır Şerbeti

drky
Mayıs 30, 2017
0 Yorum
Boşluktaki Külleri Ağır Şerbeti

Öyle zamanlar geliyor ki, ruh haletim buhranların ötesinde acılar çekiyor, bilinmezlik girdabının kirli sularında nefes alabilmek için suları titreterek çırpınıyor.

İşte öyle zamanlarda, bir boşluğun içine sızan sinsi bir güneş ışığını düşünmeye başlıyorum. En karanlık köşelerde olup biteni sahneleyen bu ışık hüzmesi, aynı zamanda büyük bir düşman! İlk başlarda “aydınlanma” gibi görünen bu sahtekârlık tezgâhı, girdiği boşluğa sormadan üzerine akın ediyor. Peki ya biliyor mu boşluğun bir başınalıkla ayakta kalabildiğini? Sükûnetin ince nefesinin akışını izlerken yaşadığı heyecanı? Ya da yalnızlığı ve acı çekmeyi, ortalık malı aydınlık olmaktan daha çok sevdiğini? Karalar bağlayan benliğinde O’nu büyütüp, kökleştirdiğini?

Düştüğüm boşluk, kendimde olandır. Islattığım gözlerimden çıkan kızıl denizler sevincim, savrulduğum tozlu toprak nefes alabildiğim ciğerimdir.

Işık huzmeleri sararken cephelerimi, savunmasız gibi görünen ruhum şahlanır. Hatları yararak kendi huzurunun peşine düşer. Ne bir düşman tanır etrafında ne de aykırı bir keder. Tek bildiği, matemin gözyaşlarıdır.

Akar, sonsuzluğa bakar.

Kanlanır, yüreği yakar.

Coşar, bilmez bildiklerini.

Şahlanır, karalar…

Ve ufuk çizgisinin ucunda yansıyan resmine bakar.

Acaba boş(luk)muyuz(m)? Sallanabilir miyiz(m) küllerimizle? Yok, olup kirlerimiz, aklara bürünebilir mi?

Tuhaf bir girdap; her yanı puslu, her yanı bitap!

 

16.12.08

BENZER KONULAR
SON YORUMLAR
Google Play Kitaplar
duslerimden gelen yolcu Düşlerimden Gelen Yolcu
aynisehirdesularinotesinde Aynı Şehirde Suların Ötesinde kitabını Google E Kitaplardan Ücretsiz İndirebilirsiniz.
SON YORUMLAR
SOSYAL MEDYA
error: İçerik korunmaktadır !!